Kebap İran Yemeği midir? (İzmir’de Bir Genç Olarak Bu Soruyla Baş Başa Kalmak)
İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Hayatımın büyük kısmı “acaba bugün ne yesek?” sorusuyla geçiyor. Ama geçen gün bu soru öyle bir evrim geçirdi ki, kendimi Google’a değil, varoluşsal bir tartışmanın ortasında buldum:
“Kebap İran yemeği midir?”
Şimdi dürüst olayım… Bu soruyu ilk duyduğumda beynimde iki şey aynı anda çalıştı:
1. Açlık merkezi “döner söyle” diye bağırdı
2. Tarih bilgim “dur bi dakika bu ciddi olabilir” dedi
Ve işte o an, içimdeki iki karakter tartışmaya başladı.
—
İç Sesim 1: Aç Genç
“Abi kebap dediğin şey sonuçta ateş, et ve mutluluktur. Bunun İran’la ne işi var? İzmir’deyiz, Alsancak’ta köfte ekmek bile felsefe konusu olurken kebap mı tarih tartışması yapacak?”
İç Sesim 2: Fazla Düşünen Versiyonum
“Bir dur. ‘Kebap İran yemeği midir?’ sorusu göründüğünden daha derin olabilir. Çünkü Orta Doğu mutfağı dediğimiz şey aslında sınır çizgileriyle değil, ortak ateş kültürüyle şekillenmiş olabilir…”
Ben o sırada ikisinin de susmasını ve acilen bir şey yemeyi önerdim ama kimse dinlemedi.
—
Kebap İran Yemeği midir? Sorunun Tarihin Dumanlı Mutfaklarına Yolculuğu
Kadinmatinesi olarak bu yazımızda “Kebap İran yemeği midir” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar!
Şimdi konuyu biraz ciddiye alalım ama çok da bozmayalım. Kebap, tek bir ülkenin “ben icat ettim” diyebileceği kadar basit bir yemek değil. Çünkü kebap dediğin şey aslında coğrafyanın ortak dili gibi.
İran mutfağında “kebab” kültürü oldukça güçlüdür. Özellikle “kabab koobideh” gibi çeşitler, kıyma ve baharatın ateşle buluştuğu efsanevi yemeklerdir. Ama Türkiye’de de kebap denince Adana’dan Urfa’ya, Gaziantep’ten Hatay’a kadar uzanan bir mutfak imparatorluğu var.
Yani “Kebap İran yemeği midir?” sorusu aslında şuna benziyor:
“Çay Rize’nin mi yoksa Karadeniz’in mi?”
İzmir’de bunu sorsan, biri “abi çay sonuçta çay” der, diğeri “ama iyi demlenmiş olmalı” diye felsefeye bağlar.
—
Mahalle Arası Kebapçı Felsefesi
Geçen gün Kıbrıs Şehitleri’nde bir kebapçıya girdim. İçeride klasik sahne:
Ocakta dönen etler
Duvarlarda sahte Osmanlı dekoru
Bir yanda futbol maçı
Bir yanda “abi soğanı az koy” tartışması
Garsonla aramızda şu diyalog geçti:
“Abi kebap İran yemeği midir?”
Garson bakmadan cevap verdi:
“Abi biz İzmirliyiz, bizim için kebap midede başlar midede biter.”
İşte o an anladım ki bazı soruların cevabı tarih kitaplarında değil, ekmek arası içinde gizli.
—
İran mı, Türkiye mi? Yoksa Ateşin Ortak Hafızası mı?
“Kebap İran yemeği midir?” sorusunu biraz daha kurcalayınca işin içine tarih giriyor. Pers İmparatorluğu döneminde etin ateşte pişirilmesi zaten bilinen bir yöntemdi. Ama Anadolu da binlerce yıldır bu işin içinde.
Şöyle düşün:
Aynı ateş, farklı baharatlar.
Aynı teknik, farklı şehirler.
Aynı açlık, farklı insanlar.
Ben bunu düşünürken İzmir’de sahilde yürüyordum. Martı gördüm, “bu bile kebap kokusuna gelmiş olabilir” diye düşündüm. Fazla mı ileri gittim? Evet. Ama açken beyin böyle çalışıyor.
—
İzmirli Olmanın Kebapla İmtihanı
İzmir’de kebap yemek ayrı bir olaydır. Çünkü burada insanlar kebabı yerken bile tartışır:
“Abi bu Adana mı Urfa mı?”
“Baharatı az olmuş, bu kesin İzmir usulü uyarlama.”
“Ekmek fazla kızarmış, bu globalleşme etkisi.”
Ben ise sadece oturup düşünüyorum:
“Ben neden ‘Kebap İran yemeği midir?’ diye araştırmaya başladım ve nasıl burada buldum kendimi?”
—
Kebap Üzerinden Kimlik Krizi Yaşamak
Bazen düşünüyorum, biz yemekleri mi yiyoruz yoksa yemekler bizi mi şekillendiriyor?
Kebap sadece bir yemek değil aslında. Sosyal bir bağ. Bir masa etrafında toplanma sebebi. Bir bahane. Bir “hadi çıkalım bir şeyler yiyelim” kurtarıcısı.
Ama iş “Kebap İran yemeği midir?” sorusuna gelince, bir anda herkes tarih profesörüne dönüşüyor.
Geçen arkadaş grubunda sordum:
“Beyler kebap İran yemeği midir?”
Bir arkadaş:
“Abi ben sadece acı sos severim.”
Diğeri:
“Bence bu soru yanlış sorulmuş.”
Ben:
“Ben de zaten neden sorduğumu bilmiyorum.”
Ve sohbet yine döner söylemeye bağlandı. Hayat döngüsü tamamlandı.
—
Kebap ve Kültürel Paylaşım Meselesi
Aslında mesele sahiplik değil, paylaşım. Kebap dediğimiz şey Orta Doğu’dan Anadolu’ya, Balkanlar’a kadar yayılmış bir kültür. Her ülke onu kendi damak tadına göre şekillendirmiş.
İran daha narin baharatlar kullanırken, Türkiye daha cesur davranmış.
İran daha ince sunarken, Türkiye “yanına lavaş da koyduk mu tamamdır” demiş.
Yani “Kebap İran yemeği midir?” sorusu yerine belki de şu soruyu sormak lazım:
“Kebap hangi kültürün ortak çocuğu?”
Ama bu soruyu sorunca da insanın içinden şu ses geliyor:
“Tamam da abi ben sadece acıktım…”
—
Kebap Meselesi Neden Bu Kadar Ciddiye Alınıyor?
Çünkü yemek, kimliktir. İnsan en çok yemeği sahiplenir. Futbol takımı gibi. “Bizim kebap daha iyi” demek, aslında “bizim hikâyemiz daha güçlü” demenin başka bir yolu.
Ama İzmir’de yaşayan biri olarak şunu söyleyebilirim:
Biz biraz rahatız bu konularda.
“Abi kebap İran yemeği midir?”
“Olabilir kardeşim. Ama önemli olan yanındaki ayran soğuk mu?”
Hayat felsefemiz biraz böyle.
—
Gece 2: Açlık ve Varoluş Çakışması
Bir gece saat 2. Arkadaşla mesajlaşıyorum:
“Acıktım.”
O:
“Ne yiyelim?”
Ben:
“Kebap.”
O:
“Adana mı?”
Ben:
“Bu noktada ‘Kebap İran yemeği midir?’ sorusu bile daha kolay.”
Çünkü gece açlığı insanı ya kebapçıya götürür ya da internetten tarih okurken buldurur. İkisi de tehlikeli.
—
Okuyucularımıza “Kebap İran yemeği midir” konusunda faydalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kadinmatinesi ekibi olarak bizi okumaya devam edin!
Sonuç Yerine Değil, Bir Tabak Düşünce
“Kebap İran yemeği midir?” sorusunun net bir cevabı yok. Çünkü bu soru aslında bir yemek sorusu değil. Bir kültür sorusu. Bir tarih sorusu. Bir açlık sorusu. Ve biraz da gece 2’de atılan gereksiz derin mesajların ürünü.
Ben İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu öğrendim:
Kebap nereden gelirse gelsin, en sonunda herkesin tabağında buluşuyor.
Ve belki de en güzel cevap şu:
Kebap bir ülkenin değil, ateşin yemeği.
Şimdi izninizle, ben gidip bir şeyler yiyorum. Çünkü bazı sorular düşünülür, bazılarıysa lavaşla çözülür.
Daha Fazlası İçin: hissetmek ünsüz türemesi midir ?