İğne ile Kuyu Kazmak Atasözünün Anlamı Nedir?
Giriş: Kuyu Kazarken İğne Kullanmak
İzmir’de yaşamanın, sırf güneşin etkisiyle değil, hayatta her şeyin biraz daha eğlenceli olmasıyla bir ilgisi var sanırım. Hani, sürekli kafanızda dönüp duran o absürd fikirler vardır ya, ben de işte onlardan biriyim. Akşam arkadaşlarımla bir kafede oturup çay içerken, “İğne ile kuyu kazmak” atasözünü ne kadar yanlış anladığımı fark ettim. Tabii ki bir süre sonra konu başka yerlere kayıp, mekanın arka köşesinde 8. çayı içen garsonun dünyasına daldım, ama sonra aklıma geldi: “Bu atasözü aslında ne demek?”
Ve işte, sizin için bu yazıyı yazmaya karar verdim. Hem esprili, hem de biraz daha düşündüren bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Hazır mısınız? Çünkü bu yazı, sadece “İğne ile kuyu kazmak” değil, biraz da hayatı sorgulama yolculuğumuz olacak.
—
İğne ile Kuyu Kazmak: Nedir Bu?
Hadi bir dakika duralım ve bu atasözünü açalım. “İğne ile kuyu kazmak” ne demek? Aslında çok basit: Bir işin yapılması için, kullanılan aracın yetersiz olması ya da işin neredeyse imkansız olması durumunu anlatan bir deyim. Kuyu kazmak, doğal olarak büyük bir çaba ve zaman gerektiriyor. İğne ise, minik, narin bir şey. Yani bu atasözü, zorluklarla dolu bir işin başarıyla tamamlanmasının, doğru araçlar ve çabalar olmadan ne kadar zor olduğunu anlatıyor. Kısacası, bu kadar küçük bir araçla büyük bir işi başarmaya çalışmanın saçmalığını vurguluyor.
Ama tabii ki bunun her zaman bu kadar basit olmadığını, hayatın küçük çabalarla devasa şeyler yapmaya çalıştığımız bir yer olduğunu da unutmayalım.
—
Hayatımda İğne ile Kuyu Kazmaya Çalıştığım Anlar
Şimdi, biraz kendi hayatımdan örnekler vererek ilerleyelim. Çünkü ben de, ister istemez, bazen hayatı bir iğneyle kuyu kazmaya çalışmak gibi görüyorum. Özellikle son zamanlarda, o kadar çok “iğne” kullanıyorum ki, her şey bir garip hale gelmeye başladı.
Örneğin geçenlerde bir arkadaşım bana dedi ki:
— “Bana bir hediye al!”
— “Ne istersin?” dedim.
— “Bir kaç kilo elma.”
— “Elma mı? Allah aşkına, niye?”
— “Bilmiyorum, o kadar uzun zamandır elma yemiyorum da…”
Bunu anlamaya çalışırken, sanırım “iğne” yerine bir kazma lazım olacaktı. Ne kadar şirin bir hediye düşüncesi olsa da, elma almak bana gerçekten de çok büyük bir iş gibi geldi. Ve bu örnek, hayatın aslında ne kadar basit olsa da, bazen bize verilen görevlerin karmaşıklığının simgesel bir örneği oldu.
—
Büyük İşlere Küçük Çabalarla Başlamak:
Bir iğneyle kuyu kazmak, bazen de başlamak için çok küçük bir adım attığınızda kendinizi kaybolmuş hissedebileceğiniz bir durumdur. Tıpkı spor salonuna gidip, sadece 10 dakika koşmaya karar vermek gibi… Başlangıçta, “Yahu, bu kadar da mı? 10 dakikada ne olacak?” diye düşünürsünüz ama bir bakarsınız, 3 hafta sonra o 10 dakika neredeyse bir saat olmuştur. Küçük bir adımla büyük bir değişim sağlarsınız.
Tabii, bu arada, bazen biraz kendime de kızıyorum. Mesela, “O kadar çok ‘yapmam gereken şey’ var ki, ama hepsini aynı anda yapmak istiyorum,” diye düşünürken buluyorum kendimi. Yani, hayatta iğneyle kuyu kazmaya çalışmak, aslında bazen ne kadar çok işin üstesinden gelmeye çalıştığınızı ama bunları yaparken de hayatın zorluklarıyla savaşmak gibi bir şey.
—
Diyalogla Durum Değerlendirmesi:
Diyelim ki bir arkadaşım var, adı Selim. Bir gün Selim’le şöyle bir konuşmamız oldu:
Selim: “Ya, Ahmet! Ben şu an ciddi ciddi ‘iğne ile kuyu kazıyorum’! Çalışmalarım hep boşuna gibi geliyor.”
Ben: “Ne gibi bir çalışma bu?”
Selim: “Aman, işte! O kadar çok şey var ki yapmak istediğim… Bir yandan yeni bir dil öğrenmeye çalışıyorum, bir yandan da işte şu blogu başlatmaya çabalıyorum. Ama bir türlü başaramıyorum.”
Ben: “Aynen. Çünkü sen iğneyle kuyu kazıyorsun Selim! Bir dil öğrenmek, sürekli yeni içerikler üretmek, bir de üstüne başarılı olmayı beklemek, hepsi bir arada… Hem de bir iğneyle!”
—
İğneyle Kuyu Kazmak ve İnatçı Hedefler:
Hayatta bazen öyle hedefler koyarız ki, bu hedefler iğneyle kuyu kazmaya benzer. Gerçekten istediğimiz şeyler için, yıllarca uğraşabiliriz ama başarıya giden yol bazen o kadar uzun ve engebelidir ki, bir süre sonra kaybolduğumuzu bile hissedebiliriz. Örneğin, gençken hep “Öğretmen olacağım!” diye karar verdim. Bu karar, bana gerçekten çok değerli bir hedef gibi görünüyordu ama her geçen gün, bu hedefin iğneyle kazılacak bir kuyu olduğunu fark ettim. Ve bir zaman sonra, sadece iğnemi değiştirmeye karar verdim. Sonuçta, herkes kendi yolunu bulmalı değil mi?
—
Sonuç: İğneyle Kuyu Kazmak, Biraz Da İnatçılık Meselesi
İğne ile kuyu kazmak, aslında hayatta bir hedefe ulaşmak için bazen kullandığınız aracın yetersiz olmasıyla ilgilidir. Fakat bazen de hayatın zorlukları ve engelleriyle savaşırken, bu yolculuk size bir şeyler öğretir. Her ne kadar hedeflerimiz zorlayıcı olsa da, bazen sadece küçük bir adım atmak bile, uzun vadede büyük değişimlere yol açabilir.
Ve belki de “İğne ile kuyu kazmak”, sadece hayatta bazen küçük adımlarla başlanan büyük işlerin simgesidir. Yani, sabırla ve ısrarla ilerlemek, sonunda başarıya ulaşmak demektir. Tabii, biraz da kendimizi sorgularken, yaparken de eğlenmek önemlidir. Sonuçta hayatı fazla ciddiye almadan, bazen bir iğneyle kuyuyu kazmaya çalışarak da öğrenebileceğimiz çok şey vardır.
—
Bir dahaki sefere hayatın “İğne ile kuyu kazmak” gibi zorlu yönleriyle karşılaştığınızda, belki de en iyi strateji bir adım daha atmaktır. Hem de keyif alarak!